Bu da Bi Tespit !


     Bir tespit insanı olan ben, yepyeni tespitlerle tekrar buradayım.. Her zaman olmasa bile çoğu zaman tespitlerime hayran kaldığınızın ve içten içe bana aşık olduğunuzun farkındayım (erkekler hariç). Fakat biliyorsunuz ki hayatımın hiç sevgili istemediği bi dönemindeyim şu anda.. Yapabileceğim bi şey yok malesef.. Kısmet mısmet diyelim artık..

     Gündemimizde 3 mükemmel konu başlığı var.. Eurovision şarkımız, isim kuaför ilişkisi ve bloglara yapılan yorumlar...

     Offf sen de mi yeaaa ! dediğinizi duyar gibiyim.. Şarkı veya dayısının gülü Can Bonomo hakkında pek fazla bi şey yazmak istemiyorum açıkcası.. Yeterince yazıldı, çizildi.. Yarışmaya katılacağının açıklandığı günden bu yana gündemden düşmedi.. Şarkıyı dinleyince çoğu kişide olduğu gibi bende de bir Alexander Rybak esintisi oluştu. Sözleri hakkında en ufak bi fikrim yok.. Ki ben yarışmada sözlerin pek de önemli olduğunu düşünmüyorum. Sahne şovu ve müziğin insanlar üzerindeki etkisi bence çok daha fazla.. Sonuç olarak şarkı ilk 10'a girer ama birincilik biraz zor gibi görünüyo.. Ama asıl yazmak istediğim bu değil.. İnsanların anlam veremediğim tepkileri...

     İtiraf edelim bi çoğumuz TRT'yi açıp elimizde telefonlarımız, bilgisayarlarımız şarkının bitmesini bekledik tweet atmak veya yazı yazmak için.. Tweet üstüne tweetler, bloglarda ardı ardına yazılan yazılar.. Bu zamana kadar blogumdan şu şöyle yaptı bu böyle yaptı demedim, ne bir isim ne bir adres verdim. Üstü kapalı bi şekilde açıklamaya çalıştım çoğu şeyi.. Defalarca acaba acaba deyip yazmadığım, isim vermediğim bir yazı vardı. Ondan da vazgeçtim, yazmama kararı aldım. Bazı şeyleri açıklaması gerekenler açıklamıyorsa ben neden açıklayıp üstüme sorumluluk alayım. Basit bi şey olsa belki umrumda olmaz ama hiç de basit olmayacağı kanısındayım ayrıcaaaa kendi düşen ağlamamalı... Neyse konudan kopmayayım.. Eurovision şarkısının açıklanmasından sonra bir takım Can Bonomo taraftarları hiç bir kötü eleştiriyi kabul etmediler. Ben de dinlerim ama her şarkısını beğenme zorunluluğum yok ve bunu dile getirmek benim en doğal hakkım.. Bazıları var sadece muhalefet olmak için çabalıyolar. Onları bu konunun dışında tutuyorum. Ama şarkı mükemmeldi yazıp, beğenmeyenlere siz ne anlarsınız, müzikten anlamayan insanlar kalkmış yorum yapıyor tarzı tweetler atarsan bu saygısızlıktan başka bi şey olmaz. Asıl anlamadığım nokta ise bu tarz tweet yazanlar belirli diziler hakkında sürekli yorum yapanlar.. Demek ki kendileri film eleştirmeni ben farkında değilim.. Takip ediyorum sürekli bi eleştiri, sürekli bi yaka silkme.. Ya insan beğenmediği bi diziyi izler mi ? Bu işte bi tezatlık var bence..

     Bir diğer konu başlığımız isim-kuaför ilişkisi.. Yaptığım küçük çaplı araştırmada en iyi kuaförlerin adının Ali olduğunu tespit ettim.. Tabi kalkıp tek tek gezmedim bi konuşma esnasında farkına vardık.. Sene 2000 mahallemizin güzide insanı Apo'ya saçlarımı emanet ettim ve başka bi yere gitmek aklımın ucundan bile geçmedi.. Beraber mahallede olan biteni konuştuk, iddaa oynadık hatta türkü bile söyledik.. Ama yıllar geçmesine rağmen Apo stilini bi türlü değiştirmedi ve ben sürekli aynı tarz kesimden sıkılmış ve bunalmıştım.. Sene 2011.. Ayrıldık !

     Yeni kuaförüm Ali Abi beni baştan yaratıyor diyebilirim.. Farklı bi tarzı var, neredeyse saçımı tel tel kesiyo.. Dükkanı 10 m² ya var ya yok... Teknolojik gelişmelerden tamamen yoksun bi yer.. Ama adam bu işi resmen zevk için yapıyo.. Bi insan dükkana saat 4'de 5'de gelir mi ya ? Evime baya uzak bi yerde ama bırakmak istemiyorum.. Ne zaman gitsem en erken gece 12'de eve geliyorum.. Saat 8'de de gitsem, 11'de de gitsem 12, hep 12.. O da dükkanı kapatıyoruz yoksa sabaha kadar beklerim heralde.. Ali Abi iyi kesiyor, iyi fön çekiyor amaa dediğim gibi her şey için yeterli olmuyor.. Tabi bu noktada hemen biricik halamın yönetici olarak çalıştığı kuaföre ışınlanıyorum.. Şehrin en ünlü ve iyi kuaförlerinden oldukları için süpersonik aletleri var.. Bi aletleri var Allah sizi inandırsın saçımın bir telini 600 kat büyütüyo.. Sonra gelsin saç bakım ürünleri, gelsin buhar makineleri... Ama önemli olan ordaki en iyi kuaförün adının da Ali olması.. Daha da önemli olan ise ordaki çalışan kuaförlerin de kuaförlerinin adının da Ali olması... Üç farklı kişiye üç farklı kuaför ismi sordum.. Üçü de farklı kuaför salonlarında çalışan üç farklı Ali ismini verdi.. Yaklaşık yarım saat içerisinde 5 farklı Ali !

     Belki bi kaçınıza söylemişimdir, belki de burada belirtmişimdir.. Bundan 6 ay öncesine kadar takip ettiğim bloglarda o gün içerisinde yeni yazı yazılmışsa mutlaka okurdum. Bu son zamanlarda ki yoğunluğum nedeniyle artık eskisi gibi takip edemiyorum. Bundan rahatsız olduğum için bi eleme yapmak durumunda kaldım ve bi çok blogu izleme listemden çıkardım. Yine de aynı gün içerisinde yetişemiyorum ama ne olursa olsun kumanda paneline düşen her yazıyı bi şekilde okuyorum. Ama bugün ama yarın.. Ben ki bu zamana kadar bir karıncayı bile incitmemiş Yaşar Usta, yazının bu kısmından sonra birilerinin kalbini kırabilirim.. Şimdiden özür dileyeyim.. Cezam neyse razıyım, ama yazmadan rahat edemeyeceğimi düşündüm.

     Güzel güzel blogları takip ediyoruz. Yazılanları okuyoruz ve bazen yorum yapıyoruz, bazen yapmıyoruz.. Ben kendi açımdan yaklaşırsam yazdığım yazılara yorum yapılması hoşuma gidiyo.. Yorum gelmediği zaman demek ki bi şeyleri eksik yazmışım diyorum.. Bazı noktalara değinememişim.. ( Bu kısmı okuduktan sonra yorum yapacaksanız yapmayın, küserim :) ) Yazılarıma yorum gelince de mutlaka cevap yazıyorum. Ama son zamanlarda görüyorum ki bir çok blogger yazılarına gelen yorumlara cevap yazmıyor.. Önceki yazılarına bakıyorum gayet güzel bi şekilde yorumlara anında cevap yazmış.. Geçmişten beri süregelen bi şey değil.. Ben genelde bi kaç yorumun birikmesini bekliyorum ki fazla kalabalık olmasın.. Toplu bi yorum yazıyorum hepsine ama o tek tek yazmış.. Şimdi değişen ne ? Bi okuyucu kitlesinin olması mı ? Ne yazsam okunur edası mı ? Bazı yorumlarda bi soru sorulmuş ve kişi cevap bekliyo.. Mail atarak cevap veriyorum diyen varsa özür dilerim ama birine cevap vermemek bana saygısızlıktan başka bi anlam ifade etmiyo... Bunu birilerini kötülemek amaçlı yazmadım, gerçekten merak ediyorum. Biliyorum çoğu blogger tarafından yanlış değerlendirilecek bu sözüm ama ben bu sorunun cevabını arıyorum.

     Son olarak bi şey eklemek istiyorum... Bilmiyorum farkında mısınız ama her gün bi moda blogu çıkıyo.. İyidir kötüdür bilemiyorum ama Blogger deyince çoğu kişinin aklına moda gelir oldu ve ben bundan rahatsız olmaya başladım.. Bunu sadece Blogspot ile sınırlandırmak da istemiyorum. Diğer platformlarda da yazanlar var çünkü.. Son günlerde gördüğüm bi blog ise iyice soğumama sebep oldu.. Günlük kıyafetlerini, marka olmayan kıyafetlerini paylaşan insanlarla dalga geçenler şimdi bunlardan zevk alır olmuşlar. Bence ortada bi dalga geçme mevzusu var. Para içinde yüzüp acından ölen insan moduna girenler de cabası tabi..  Bunda da ben hatalıyım evet. Onlar aslında toplumsal mesaj verdiler... Ben anlayamıyorum... Sonuçta binlerce takipçisi olan kişilerden bahsediyoruz.. Bu son paragraf için kimseden özür dilemem. Biraz önceki özür yazının geneline mal edilmesin... Öptüm kib by


                 Bir İnce Ses

Eyvah 14 Şubat Geliyor !


     Yarın 14 Şubat bildiğiniz gibi.. Böyle güzel bir güne özel bi yazı yazmazsam işim rast gitmez diye düşündüm.. Sevgilisi olmayan olsa da böyle özel günleri kutlamak istemeyenlerin ortak görüşü sevgimizi bir güne mi sığdıralım ya da bugün olmasa biz sevgili olmayacak mıyız ?  gibi içi geçmiş cümleler kuracağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.. Evet heyecanlandınız ben de farkındayım.. Lütfen hamile ve kalp rahatsızlığı olanlar yazının bu kısmından sonrasını okumasın.. 

     2012'ye girdiğimizden beri Twitter'da bir tutuşma bir kendinden geçme bir ne yaptığını bilememe eyvah bu sene de mi (!) korkusu hakim.. İnsanlar yeni bi yıla girdim diye sevinir bunlar Şubat yaklaşıyo diye üzülüyolar.. Hadi 14 Şubat'ı geçtim lanet olsun.. Maya takvimine inanan bi kısım da sevgilim olmadan öleceğim diye üzülüyor. Gelde ölme... Ocak-Şubat arası anan aşağı baban yukarı derken hep Sevgililer Günü konuşuldu... Veee Bis Group olarak sizlere hizmet vermekten onur ve gurur duyacağım bir organizasyonla tekrar karşınızdayım... Olay tamamen şu mükemmel sözün beynimde yer etmesinden çok bir hormon gibi salgılanarak seksi vücudumun tümünü kaplamasıyla başladı.. 

            "Bunca insan yalnızken neden bunca insan yalnız ? "

     Böyle mükemmel bi sözün üstüne daha fazla yorum yapılamaz Bis harekete geçmelisin dedim ve Twitter'a altın karakterlerle kaydolmuş şu hash tag'ı gördüm...  #eyvah14subatgeliyor

     İnsanlar sürekli bi sevgili arayışında, 14 Şubat'ı yalnız geçirme korkusu sarmış herkesi.. Yalan ! Korkan eden de yok.. Bilmem kimin sevgilisi var benim niye yok düşüncesinde.. Vay efendim ben her zaman 3.tekil şahıs olmak zorunda mıyım ? Her gece rüyamda işin ne seniiinnn, hep seni görmek zorunda mıyımmmm ... Öhmm.. Hal böyle olunca arada bi bağlantı eksikliğinin olduğuna kesin karar verdim.. Veeeee Bis Group gururla sunar.... ( Alkış efekti ) 

  eyvah14subatgeliyor@hotmail.com
  
      Halka hizmet Hakk'a hizmet parolasıyla yola çıktığımız günden beri, hizmetlerimizin ardı arkası kesilmedi. Daha iyi bir blog daha iyi bir blogger ve daha güzel günler için burdayız.. 14 Şubat geldi diye üzülüyor musunuz ? Ağda yaptırmaktan vazgeçip, biraz daha uzasın kazak örerim mi diyorsunuz ? Sevgilim yok yaza da çok var ben şu tatlıdan birazcık daha alayım mı diyorsunuz ? Basenlerim ve ben süper bi ikili olduk çokarikayız demekten kendinizi alamıyor musunuz ?

     14 Şubat geldiği için üzülenler artık gülme sırası sizde.. Adınızı, yaşınızı, bulunduğunuz şehri, öğrenim durumunuzu, karşı cinsten beklediğiniz/istediğiniz özellikleri yazıp, bize biraz kendinizden bahsedin. Bir adet boydan olmak koşuluyla en az 2 adet fotoğrafınızı ekleyip eyvah14subatgeliyor@hotmail.com adresine mail atın.. Size en yakışan kişiyi bulup buluşturup, yakıp yakıştıralım.. Hem de bunu cinsiyet ayrımı gözetmeden yapıyoruz. Yapıyoruz dediğim ben yapıyorum yani.. Güzel kızlar bikinili fotoğrafını gönderebilir, hatta bikini olmasa da olur yanii.. :p

     Bu postu daha önceden yazabilirdim ama herkese bi 14 Şubat hediyesi vereyim dedim :)

     Şaka bi yana sevgilisi olan, platonik aşk yaşayan, şizofreniye bağlayıp kendine sevgili yaratan herkesin Sevgililer Günü kutlu olsun... Erkekler olum gidip sevgilinize güzel güzel hediyeler alın.. Zaten almıyosunuz bari bugün alın.. Sevindirin kızları hadi bakıyıımm :)

Not: Yalnız mail adresi de ölmeyecek cinsten.. Her sene kullanılabilir :)


                Bir İnce Ses



Harem Dediler Geldik !

    
     Ben Sultan Bis Han... Harem var dediler geldik. Kızları görelim.. !

     Üst üste mim yazmak pek adetim değildir ama ısrarla mim yazmam istenmiş. Su ve Milena beni mimlemişler. Üstüne üstlük Milena tehdit etmiş. Yaz desede yazardım yani kızmasına gerek yoktu :)Ama genel olarak düşünürsek bu mim'de bir önceki mim gibi (Bkz. Bir Önceki Mim) kızlara özgü bi mim bence.. Kızlar böyle bi yazı yazsa sorun olmaz ama erkekler yazınca abaza oluyor efendim sapık oluyor.. Zaten kızlar sütten çıkmış ak kaşık.. Vakti zamanında Stil Direktörü bi tweet atmıştı...

     "Aslında abaza adam  diye bir şey yok bence. Arz ve talep dengesizliği var... "

      Kesinlikle mükemmel bi açıklama.. Olay budur.. Abaza adam diye bi şey olmaması, sapık efendim sübyancı gibi kişilerin olmadığı anlamına gelmiyor.. İnsanların güvendiği dağlara kar yağması durumu da var tabi.. Zamanında bazı şeyleri söylediğimizde birilerinin üzerinden prim yapacağımızı düşünüp inanmayan kişiler de oldu tabi.. Hay allah bu konuya da nerden geldiysem ;)

     Mim'den daha fazla kopmadan başlasam iyi olacak.. Harem kurmam gerekiyormuş ama bizim Süleyman'ın haremi gibi güzelim gel sana değerli taşlarımı göstereyim cinsinden değil, herkes olabilir.. Sevdiğin, hoşlandığın, bununla dışarda takılırım, bundan çok iyi kanka olur, onunla sabahlar olmasın gibi :p

     Çevremdeki insanlardan yazmayı çok isterdim aslında... En azından Blogger'lardan yazmak isterdim.. Ama herkes ünlüleri yazmış. Şimdi bi de şöyle bi durum var. Yazacağım kişilerin hepsi kadın olacağı için siz kendi aranızda birbirinizi kıskanırdınız. Buna gönlüm el vermez. Onun için ünlüleri yazıyorum. Dediğim gibi Blogger'lar arasında bi mim yazılsa daha iyi olurdu, tanımadığımız Blogger'lar hakkında daha fazla bilgi edinebilirdik. Bu şekilde pek bi amacı yok gibime geliyo.. Fikir benden yazması sizden bence güzel olur... Eee artık başlayayım..

     Her erkeğin hatta herkesin gözdeleri tabiki Victoria's Secret mankenlerinden geçer.. Elbette benim de favorilerim var.. Doutzen Kroes - Miranda Kerr - Lily Aldridge

     Geçen mim'de yazdığım gibi internet siteleri beni nedendir bilinmez Orlando Bloom'a benzetiyordu.. Miranda ile evlendiği zaman acaba gerçekten benziyorum da ben mi farkında değilim diye düşünmüştüm.. Sonra vazgeçtim evet.. Lily güzelliğinden çok tatlı geliyo bilmiyorum.. Kendisiyle takılabilirdik... Kısmet mısmet artık.. Doutzen o adamla nası evlendin bilmiyorum ama çocuk yapman kesinlikle bi hataydı.. Candice bebeğim kredin ben de her zaman sonsuz...

     Eee tabi bi de Angelina Jolie gerçeği var. Büyük İskender filminde hayranlığıma hayranlık katmış, Wanted filminde kesinlikle işte budur dediğim kadınlardan biridir. İstediği kadar yaşlansın Angelina, Angelina'dır. Oyunculardan söz açılmışken Cameron Diaz var bi de.. Bi çok filmini izlememe rağmen en çok What Happens In Vegas filmini beğenmiştim. O filmde kendini mi yansıttı yoksa gerçekten çok iyi rol mü yaptı bilmiyorum ama çok beğenmiştim. Filmdeki haliyle çok iyi kanka olabiliriz :)

     Bi iki de Türk kızlarımızdan yazalım yahu.. Türk kızlarının suyu mu çıktı... 

     Biliyorum kızacaksınız.. Ama Hadise diyeceğim kusura bakmayın.. Şişman diyebilirsiniz, vergi kaçırıyo diyebilirsiniz. Ne derseniz deyin.. Kız sempatik arkadaş.. Selülitleriyle mutlu belki.. Şunu giymemeyim oram çıkmasın, bunu giymeyeyim buram gözükmesin demiyo... Çok doğal çıkıyo.. Ben buyum diyo resmen.. Ne güzel...

     Ceyda Ateş diye bi şey de var belirtmeden geçmem mümkün değil.. Kız güzel yorum yapmama gerek var mı ? Yalnız saçları sarıyken güzel oluyo.. Farklı renklere boyatmasın.. Saçlar sarı olmadığı sürece hareme alamam, yol geçen hanı mı burası ?

     Bi de sesi güzel olan biri olsun haremde.. Tamam Hadise'nin de sesi güzel ama her şarkıyı söyleyemiyo. Hadise'cim kusura bakma yanii.. Bu konuda Gülşen diyorum... Gülşen'in sesini seviyorum.. Çok güzel şarkıları var.. Gerçi Gülşen, Reha Muhtar'dan sonra çöktü.. Nerde off off Gülşen zamanları :p

     Gördüğünüz gibi çok makul kişileri seçtim.. Sanıyorum ki nasıl tip kızlardan hoşlandığımı çok iyi anladınız. Sonra neden sevgilin yok, sen de kız beğenmiyosun diye karşıma geliyosunuz. Hayır yani bir Doutzen, bir Candice karşıma çıktı da ben mi yok dedim ?

Mimlenenler
 

     Yazdınız mı bilmiyorum bakacak fırsatım olmadı.. Hadi size kolay gelsin.. Ve unutmadan bir link paylaşayım.. Mrs. Baros blogunda şöyle bi yazı paylaşmış (Bkz.Yazı) Bence süper bi fikir olmuş. Moda bloggerları bana kızacak ama biraz daha içten şeyler görmek istiyorum ben.. İçten dediysem iç çamaşırı değil yani :p
 
İç çamaşırı mı ? ;) |̲̅̅●̲̅̅|̲̅̅=̲̅̅|̲̅̅●̲̅̅]
 
 
               Bir İnce Ses


Sorduk Soruşturduk ! (MiM)


     Son yazımdan sonra olanı biteni kısaca özet geçmek isterdim ama yazmaya bi başlarsam arkasını alamayız. Bu yüzden hızlı bi şekilde mim'e geçiyorum. Hazır uzun zamandır mim yazmamıştım. Bu mim güzel oldu. Beni mim'leyen rakipsiz bonbon Missbone'a teşekkür ediyorum...

      En sevdiğim mim soru cevap şeklinde olan mim.. Bana soru sorulmasından hoşlanıyorum galiba :)

1. Sence çok anlamlı bir söz ?

" Bu devirde koca nerde ? " Ben ömrü hayatım boyunca bu kadar anlamlı bi söz duymadım..

2. Makyajında olmazsa olmazın?

Allık, rimel efendime söyliyim ruj.. Bunları kullanmadan asla dışarı adımımı atamam. Şu mimleri unisex yapın diyorum ama yok illa kızlara özel. Hayır bari kozmetik ürünü de... Ben kozmetik ürünü olarak algılıyor ve parfüm diyorum.

3.Uyguladığın güzellik tüyosu nedir?

Yılan maskesi... Her gece yatmadan ve her sabah kalkmadan önce mutlaka uygularım.. Yoksa uykularım kaçar.

4. En sevdiğin içecek?

Su.. Saf, temiz, şeffaf, içi dışı bir.. Aynı ben :p

5. Nefret ettiğin bir şey?
 
Gözümün içine baka baka yalan söylenilmesi.. Zaten yalanı sevmem bi de aptal yerine koymaya çalışırsa çook afedersin adamın ağzının orta yerine sıçarım. Kadın da olabilir tabi cinsiyet ayrımı yapmıyorum.

6. En çok sevindiğin iltifat?

Mükemmelsin.. Aslında bu bi iltifat değil zaten mükemmelim..

7.Favori kitabın?

Siktir Et - John C. Parkin Kitabı ilk çıktığı zamanlarda aldım. Ama ben de nasıl bi etki yarattıysa siktir ettim daha bi sayfasını bile okumuş değilim :)

8.Sana görünüş olarak yakın bulduğun ünlü?

Şu internet siteleri var ya hani hangi ünlüye benziyorsunuz diye.. Bi ara hep Orlando Bloom çıkıyodu.. Sonra birileri Kavak Yelleri'nde ki Deniz'e benzetti.. Sonra biri çıktı Yalın dedi.. Bu konuşmaya ortak olan biri kesinlikle Deniz ve Yalın karışımı bi şey dedi.. Bu konuşmanın tamamen dışındaki biri Mustafa Ceceli dedi.. Şu isimlerini yazdığım ünlüler arasındaki 7 benzerliği bulana benden bir adet imzalı fotoğraf :) Bu ünlülerden birinin bana benzediğinden emin olan genç ve güzel bir hanımefendi ise benimle bir akşam yemeği yeme şansı kazanıyorr.. Uuuuuu :p

9. Herkesin beğendiği ama senin sevemediğin bir ürün?

Keten Converse Ayakkabı.. Hatta bütün Converse çeşitleri

10. Şu an en çok almak istediğin kozmetik ürünü?

Parfüme hiç bi zaman hayır demem

Bir sonraki yazım Okunası Bloglar 2 ! de görüşmek üzere...

 
                 Bir İnce Ses