Bu da Bi Tespit Vol 5 !

     
      İlklerin öncüsü Bis Group'un hazırlayıp sunduğu " Bu da Bi Tespit ! " yazı dizisinin beşinci bölümüne hepiniz hoşgeldiniz !

     Bir önceki yazımda ( Bkz. Yazı ) bu tespiti hepimizin ortak görüşleriyle yazmak istediğimi belirtmiştim. Siz de sağolun beni yalnız bırakmadınız.. Hafta boyu gelen mailleri okumaktan harap ve bitap düştüm.. Mail okumaktan gözlerim kör olma derecesine geldi.. Düşünün yani o kadar çok mail geldi ki ben de ne yapacağımı şaşırdım.. Tespit konumuz ;

 " Neden kızlar görmüş geçirmiş erkek sever ? Hayatı çok yaşayamamış adamlardan soğuyoruz.. "

    Yazıyı sadece gelen mailler üzerinden kurgulamak istemediğim için araştırmacı gazetecilik yönümü ortaya çıkararak yepyeni veriler elde ettim.. Böyle bi konuyu daha önceden hiç araştırmadım daha doğrusu merak uyandıracak bi şey olmadı.. Hiç beklemediğim cevaplar vardı.. Fenalardayım !

     Öncelikle yeni bi site buldum.. www.kizlarsoruyor.com Belki daha önceden üye olanlarınız, yorum yapanlarınız soru soranlarınız vardır.. Pek fazla inceleme fırsatım olmadı.. İncelemeyi geçtim, üye olacak fırsatım bile olmadı.. Bir de www.kadinlarkulubu.com diye bi sitemiz var.. Bu iki sitedeki yorumlar bu yazının temel taşlarını oluşturuyor. 

      Kadınlarımız diyor ki, yaşı kemale ermiş bi erkeğin şimdiye kadar sevgilisi olmamışsa biz bundan şüphe duyarız.. Kemale erilecek ortalama yaş, aritmetik ve geometrik ortalama oranlarına göre 24 ! Bilmeyenler için ben de 24 yaşındayım.. Tehlikenin farkında mıyız ?
 
     Sizden gelen mailler ve okuduğum yazılarda bir erkeğin sevgilisinin olması, bir kıza göre daha kolay.. Bunda etken olarak çevre ve aile baskısı ön plana çıkıyor.. Tamam bu konuda size hak veriyorum, bakın her zaman yapmam bunu.. Biz erkekler kendimizi bildiğimiz için kardeşlerimizin, kızlarımızın sevgilisi olmasını pek de istemeyiz.. Şey aslında ders çalışsınlar, derslerinden geri kalmasınlar.. Haydi kızlar okula !

   Kadınların şüphe duyduğu noktalar çok sakıncalı yalnız.. Bu kadınlara akıl sır erdiremiyorum.. Çok fesatsınız.. Bir erkeğin 24-25 yaşına kadar sevgilisi olmamış, ilk sevgilisi siz olacaksınız buna sevinmiyosunuz da kalkıp komplo teorileri üretiyosunuz.. Bi sorunu var kesin ! İletişim problemi olduğunu açık ve net söyleyebilirim ! Asosyaldir O, uzak durmanda fayda var ! Kesinlikle dezavantaj ! Gay olabilir ! Yakışıklıysa kesin gaydir, arkana bakmadan kaç !

    Bi düşünsenize bu soruyu soran kızın aldığı cevaplar sonrasında o erkekle sevgili olmadığını.. Eğer bu cevaplar o kızı etkilediyse inşallah evde kalır.. Biri bana lütfen mantıklı bi açıklama yapsın.. Ben böyle saçma cevaplar görmedim.. Belki bu erkeğin çevresinde kız yok, belki şimdiye kadar aradığı kızı bulamadı, belki aramadı şimdiye kadar, belki yakışıklı değil kızlar beğenmedi... Ulan belki de bu erkek benim !

    Ortak bi görüş var ki bu da erkeğin sevgilisiyle beraberken hal ve hareketleri.. Özellikle dışarıya çıktığınızda veya özel bir gününüzde erkeğin nasıl davrandığı, gideceğiniz mekanları nasıl seçtiği, onun yanındayken sizi güvende hissettirip hissettirmediği.. Yani sevgiliniz, erkekliğini yapıyor mu yapmıyor mu ? Size bi şey katıyor mu katmıyor mu ?

    Bir de İtü sözlük'ten sevgilisi olmamış bir erkek için yazılan yorum var.. Bu da hoşuma gitti.. Bi parça ben var sanki :)

"Mükemmeliyetçi erkektir. Aşk'a inanır. Yıllardır onu bulmak için çabalamıştır ama aşkına layık olacak bir bayan bulamamıştır. Muhtemelen bütün kadınlara aşıktır O. Her kadından bir parça güzellik serpiştirerek kafasında ütopik bir sevgili oluşturmuştur. "

    Bu yazılanları okuduktan sonra kendimi ele aldım ki almaz olaydım.. Kritik yaşın doruklarındayım.. Bu zamana kadar bir kızın elinden tutmuş değilim.. Allah'a şükür oturmasını kalkmasını, nereye ne zaman gidilip nerde ne söyleneceğini biliyorum.. Ama yine de bu benim hakkımdaki şüphelerin yok olmasını sağlamıyor.. Belki de bu kadar mükemmel bir erkek olduğum için kızlar bana yaklaşamıyo.. Sonuçta davul bile dengi dengine canım.. Haa bi de gay değilim.. Yakışıklı da değilim !!birikiüç!!

     Sizlerden gelen maillerden kısa kısa bi şeyler paylaşayım... Gelen mailler kesinlikle çok zevkliydi ve hepsi kendi bloglarına yazar gibi uzun uzun yazmıştı.. Hepinizin ellerine sağlık, çok teşekkür ediyorum. Bütün yazıları yayınlamak isterdim ama yazı çok uzun oldu :)

İlk mail sorumuzun sahibesi Mystery'den geldi..

" ... Çok bilmiş erkek de değil kızların istediği yanlış olmasın. Zaten çok bilmiş erkekle insan kanser olur yani benim öyle bi sevgilim vardı, sıkıntıdan kusturdu beni.. Bence kızların ve hatta benim tek istediğimiz, sanki çocuğumuzmuş gibi yapması gerekenleri söylememize gerek olmayacak bir erkek o kadar. En azından bi hesap istemek için garson yüzüne bakana kadar beklemesin yani. Ya da bi şey olduğunda "dur sen ben hallederim" diyen biz olmayalım. Yanımızda o varken gözümüz kapalı olabilsin, bu kadar. "

Üsturupsuz'un yazdığı dobra dobra maili blogunda okumak istersiniz.. Yine böyle çatır çatır yazmış hani :)

"... Kadınlar yapı olarak sahiplenilmekten hoşlanır. Bunun tabi ki maddi açıdan bir rahatlığa erme durumu da vardır. Affedersiniz ama 1 saat s**eceğiniz karıya da para verirsiniz, neticede her hatun evleneceği adamla sefalete yelken açmak istemez, ev ister, araba ister, efenim bilemedin süsüne püsüne yetecek parası olsun ister. Neticede herkes bir Pure Beauty kullanmasa da Golden Rose alacak durumda olmak ister. Ama asıl durum arkasında "heheeeyt" diyecek bir erkeğin olmasıdır. Bunun sebebi, ataerkil topluma dayanır mı? Tabi mutlak surette etkisi vardır amma hacım asıl mesele Freud babanın da dediği gibi malum babaya olan hayranlık falan. Gerçi baba faktöründe yoksun kalanlar babanın yerine koyacak herif ister. "

Yorumuyla destek olan minikkuş'umuz var.. 2 yıllık gelinimiz, karşıt düşüncesiyle dikkat çekiyor..

" O zaman ben de 26sında evlenmiş ve 2 yıllık bir bağyan olarak belirtmek isterimki, kadınlar asla hayatında görmüş geçirmiş erkek olsun istemezler:) bilakis ilk göz agrısı ben olayım, aman diyim başka kimselere dokunmamıs olsun ister. bikbikbik hergün dipdibe olalım ister kuşlar gibi:) ama erkeklerin de kadınlar gibi vıcık vıcık samimiyetten hoşlanmadıgını hesaba katmazlar. öyleki kadının en mutlu oldugu dakikalar yanında sevdiceginin oldugu zamanlarken, erkeğe o an kal bile gelmiş olabilir.  Bence kadınlar erkeklerden kendileri gibi olmalarını beklemeyi kesmeli, hem de bi an önce:) ve evet ben de bi kadınım ama bunu hala başarabilmiş diilim:P kocam beni boşar mı haydar bey heheeh:P "

    Kadınlar, erkeklerden kendileri gibi olmalarını beklemeyi kestikleri gün kıyametin kopmasına sayılı dakikalar kaldı demektir.. Hani öbür tarafta laf olursa biz beklemeyi kestik siz değişmediniz diyesiniz :p 

Canımız ciğerimiz Twitter'ımızın gülü, gönüllerin bülbülü, Blogger'a transferi an meselesi olan Ececan'ımız da yorumlarıyla ortamı şenlendirdi.. 

" ...Görmüş geçirmiş erkek biraz daha olgundur ,kız arkadaşına nasıl davranacağını bilir.Yani bir kız buldum kaçırmayım diye her dediğine  EVET demez,ya da tam tersi öküzlük yapmaz.Sonuçta kızların ilk başta hoşuna gitse de her dedigine evet diyen ,her istediğini yapan adamı mutlaka ama mutlaka bırakır.Çünkü eve kedi almıyoruz değil mi :) Erkek arkadaş diyoruz kediden farklı olmalı yani...

...son olarak görmüş yasamış adamın amacı bellidir.kime hangi amaçla yanaşacağını bilir,kızları tanır.Boşuna ciddi düşünecek kızla hem vakit kaybetmez hem de kızı kandırmaz .hangi iş için hangi kıza gidilir bilir. ''düzgün,evlenilecek'' kız diye tabir edilen kızı gözüne kestirir enn son durak onu secer:) (tabi bu tespit duzgun adamlar icin ) "

Vee son olarak yazının geneline nokta koyan sözün sahibesi Fido !

     Fido'nun yazısı o kadar güzeldi ki hiç parçalamak istemedim. Olmadı yani, bi yerini alsam eksik kalıyor, hepsini yazsam çok uzun oluyor.. Fido'nun mailini de blogunda görmek isteriz :) Yazısının giriş kısımlarında bir kızın gelişim sürecinde ailesi tarafından el üstünde tutulduğundan ve ilerde yaşayacağı ilişkilerde de el üstünde tutulmak isteyeceğini belirten Fido, yazısına şu sözlerle devam ediyor :

"... Ve özel bir günde bakalım napacak,ona bi bakalım.Diyelim ki 14 Şubat geliyor ve sizin ilk 'Sevgililer Gününüz'.Şimdi burda en önemli şey hangi restauranttan yer ayırttığı.Elindekinin en iyisiyle ne yaptığı.Götürdüğü mekan ilk intibaı için çok önemli.6 aydan sonra seni paçacıya da götürse bişey olmaz ama ilk mekan önemlidir.Sonra içkiyi nasıl içiyor,ağzıyla mı yoksa kıçıyla mı.Garsonlara nasıl davranıyor.Nasıl yemek siparişi veriyor.Hesap öderken nasıl ödüyor,senin gözüne soka soka mı yoksa gayet profesyonel,siz konusurken iki arada bir derede ödüyor gibi mi.Bahşis bırakıyor mu,yoksa tam bir keko mu. Hediye olarak nasıl bişey tercih etmiş,ilk hediye önemlidir,1 sonraki sevgililer gününde pazardan  t-shirt de alsa olur (yalan!) :) 

     Görmüş geçirmiş bir erkek değilseniz sorun çok büyük.. Dünya yıldızlarını da kadronuzda barındırsanız ikinci ligden başlamak ve süper lige çıkmak zorundasınız..       ( Bu kısım erkekleri ilgilendirdiği için anladığımız dilden yazdım :p )

        Bir erkek gözüyle tespitimizinden de anlıyoruz ki yaranılmaz arkadaş.. (Bkz. Link) Bir kız gözüyle de sevgili Fido'nun dediği gibi;

Ham Meyvenin Tadı Olmaz !


Evlendim.. Artık 36 Bedenim !


     Geçen hafta yaşadığım teknik aksaklıklardan ötürü bi çok yazı birikti yazamadım demiştim.. Buna mim'ler de dahil tabiki.. Mim yazmayı severim bilirsiniz.. Hoşuma giden mim'leri de ne yapar eder yazarım.. Pastel uzun zaman önce beni mim'lemişti.. Kendisine teşekkürü bir borç bilir bu borcu ödemek için de mim'i yazarım.. Mim'in konusu ;

"Kadınlara sunulmuş tek gelecek evlilik midir ? "

     Her ne kadar ataerkil bi toplumda yaşıyor olsak da günümüzde kadınların yükselişini açık ve net olarak görmekteyiz.. Daha önceleri kız çocukları doğru düzgün okula bile gidemezken, sosyal sorumluluk projelerinin artmasıyla beraber okula hatta başka illere üniversiteye gider oldular.. Belki bazılarınıza bu çok basit bi şeymiş gibi gelebilir ama insanlara bunu kabullendirebilmek o kadar zor ki.. 

     Kadınlara sunulmuş tek gelecek evlilik midir ? Elbetteki değildir.. Önünüzde tek bi seçenek var ve siz bunu evlilik olarak görüyorsanız, buna gelecek demek ne kadar mantıklı ?  Kadın olsun erkek olsun bi şekilde hayatlarını sürdürebiliyolar.. Evliliği biraz dışarda tutacak olursak, insanlar kendi ayakları üzerinde duruyorlar.. Meslek sahibi biriyle, olmayan birini aynı kefeye koyamam ama insanlar bi şekilde yaşıyolar.. Kadınların ekonomik özgürlüklerinin ön planda olduğu dönemlerdeyiz artık.. Biraz daha ciddi düşünürsek erkekler bile artık çalışmayan kadınları eş olarak seçmek istemiyolar.. Özellikle büyük şehirlerde yaşamanın ne kadar zor olduğunu bilmeyen yok.. İnsanlar evliliklerini maddi sıkıntılar olmadan yürütmek, çocuklarına iyi bi gelecek hazırlamak için çabalıyorlar.. 

      Tek gelecek evlilik demek sanki kadınları aşşağılamak gibi oluyo.. Hani erkekler bi şeyi kısıtladığı zaman biz de bi bireyiz, bizim de düşüncelerimiz var diyosunuz ya.. Evet siz de bi bireysiniz, sizin de düşünceleriniz var ve biz de düşünceleriniz saygı gösteriyoruz. Ama saygı gösterdiğimiz her şeyi de kabulleneceğimiz anlamına gelmiyor. Kısacık etekler, dekolteli elbiseler, daracık pantolonlar giymeyin canım.. Kızdığımızı biliyosunuz :p

     Günümüzde boşanan çift sayısının günden güne arttığı kaçınılmaz bi gerçek.. Bunun sebebinin de kadınların daha fazla söz hakkına sahip olmasından ve ekonomik özgürlüklerinden kaynaklandığını düşünüyorum.. Geçmişte kadın, baba evine dönmektense mutsuz bir evliliği tercih edebiliyordu.. Fakat şu an hayatını sürdürebilecek imkanı bulan kadın, erkeğe tekmeyi basıyor.. 

      Bi de okulu bitirip, üniversiteyi kazanamayan veya üniversiteyi bitirmesine rağmen iş bulamayan kızlarımız var.. Bunlar evlenebilirler, ben izin verdim.. Genç genç evlenmeyin, 25 iyidir.. İşi olan askerliğini yapmış bi adamla evlenin yalnız.. Son zamanlarda çevremde gördüğüm evliliklerde kızların hepsinin aklından zoru olduğuna karar verdim. Hepsi işsiz güçsüz, askerliğini yapmamış adamlarla evlendiler.. Hadi bunlar çocuk peki ya bu aileler ? Yahu sen nasıl bi babasın yaa ? Nasıl kızı verdin be adam ? Kusura bakmayın ama aşk karın doyurmuyor.. Tabi sizinkine ne kadar aşk denirse...

     Daha önceki yazılarımdan birinde de görücü mevzusunu yazmıştım.. Biliyosunuz siz istediğiniz kadar güzelim deyin, maharetliyim deyin iş erkekte biter.. Önce anneniz, neneniz yaşındaki kadınlar gelir sizi bi güzel incelerler , pazardan mal alır gibi... Onlar olur verirse damat adayı sizi görmeye gelir.. Bi de düşünsenize damat çok yakışıklı ama sizi beğenmedi.. Al sana psikolojik bunalım.. Gerçi şöyle de bi gerçek var ki günümüzde görücü usulü evliliklerin ömrü çok uzun...

    Evliliği yürütmek gerçekten bi sanat.. Bi nakış gibi işliyosun günden güne.. Bazı şeylerden ödün veriyosun, fedakar olman gerekiyo.. Şaka bi yana evlilik zor iş yahu.. Bu kızlar niye bu kadar evlenme meraklısı hiç anlamam.. Düşünsenize bi kere aynı yatakta yatıyosun.. Ben 24 yıldır yalnız yatan bi insanım.. Yalnızlığın verdiği rahatlığı başka hiç bi şey veremez.. Burda tecrübe konuşuyor.. 

     Şimdi sıra geldi günün sorusuna.. Mystery'nin özel isteği olan bir tespit yazısıyla karşı karşıyayız.. İlklerin öncüsü Bis Group yepyeni bi projeyle karşınızda..

 " Neden kızlar görmüş geçirmiş erkek sever ? Hayatı çok yaşayamamış adamlardan soğuyoruz.. "

     Bu sorunun cevabını arıyoruz..  Siz de bir sonraki yazıya ortak olmak istiyorsanız bu konudaki düşüncelerinizi birinceses@gmail.com adresine mail atın..  Ortak görüşleri bir arada toplayıp, güzel ve ilginç yorumlarınızı adınız veya nickinizle birlikte yazmayı düşünüyorum.. 

Hadi hepimize kolay gelsin...

Bu da Bi Tespit Vol 4 !


  Geçen yazımda belirtmiş olduğum tespitimi resmileştirmek amacıyla bir araştırma başlatmıştım biliyorsunuz.. (Bkz. Yazı) Blogger taraftar dünyasına bomba gibi düşen araştırmamız sonuçlandı.. Ben ve uzman ekibim gelen fotoğrafları tek tek inceleyip değerlendirdik demeyi çok isterdim ama bu konuda uzman kişi sadece ben olduğumdan hepsini ben inceledim. Neden ? Çünkü ben güzelden anlarım !

   Her takım taraftarından fotoğraflar gelmesi sevindirici oldu tabi... Gelen fotoğraflarda genelde çubuklu forma göze çarpsa da diğer formalar da yakışmıştı.. Takımlarının renklerinden oluşan bikinileri giyerek fotoğraf çektirenlere burdan tekrar tekrar teşekkür ediyorum.. Kombinler çok iyiydi.. Takımım için soyunurum deyip cıbıl cıbıl fotoğraflarını gönderen taraftarın önünde saygıyla eğiliyorum. Canlarım benim.. Hepiniz benim bebeklerimsiniz !

  Gelen fotoğrafları genel olarak değerlendirdim. Sadece dış görünüşünüzle değerlendirirsem yanlış karar alabileceğimi düşündüğüm için iç güzelliğinizi de göz önüne aldım..  Biliyorum hepiniz kimin birinci olduğunu ve en güzel taraftarın kim olduğunu merak ediyorsunuz ama malesef burdan açıklayamayacağım.. Fotoğrafını ve kim olduğunu açıklamayı çok isterdim ama biliyosunuz ki blog herkese açık.. +18 uyarısı gelsin istemiyorum.. Tahmin edersiniz ki dış güzellikten çok iç güzelliğin daha önemli olduğuna karar verdim.. Her zaman demişimdir zaten en güzel güzellik, iç güzelliktir !

   Bir yarışmayı da anlımın akıynan tamamladığıma göre sıra geldi bugünkü tespit konumuza.. Bir çok tespit ve eleştiri yazımdan sonra beni topa tutan, sen kızlar hakkında ne biliyosun da bu kadar eleştiriyosun, siz erkekler çok mu iyisiniz, kızlarla ne alıp veremediğin var da bu kadar savaş açtın diyen çok sevgili takipçilerime ithafen yazıyorum.. 

    Bizim zamanımızda sevgili bulma yaşı 16-17 falandı.. O da herkesin sevgilisi olmazdı yani.. Asıl sevgililik dönemi üniversitede başlardı.. Şimdi görüyorum ki bu yaş aralığı daha da inmiş.. Ama değişmeyen bi şey varsa bu da kızların sevgililerin her zaman abilerinden korkmasıdır.. Abiler her zaman kardeşlerinin erkek arkadaşı olmasına karşı çıkar.. Ama kendilerinin sevgilisi olabilir onda sorun yok.. İşte tespitimiz bu noktada başlıyor.. Bis Group gururla sunar !


     Bir erkek sevgilisinin olmasına karşın, kız kardeşinin sevgilisinin olmasını neden İSTEMEZ ?

    Bu konu üzerinde ciddi ciddi düşündüm.. Hani bi konu olsun da yazayım blog güncellensin istemedim.. Arada bir böyle benim de karşı olduğum veya olabileceğim konular üzerine kafa yoruyorum. Ben olsam ne yapardım diye.. Blogu takip edenlerin nerdeyse hepsi kız olduğu için yazacaklarımın sadece kızlarla ilgili olan bölümüne katılacaksınız.. Ama daha geniş çaplı düşünmekte fayda var diyorum.. 

    Kızlar, hem kız kardeşlerinin hem de erkek kardeşlerinin sevgilisi olmasına karşı çıkmazlar.. Böyle bi mutluluk bulutları dolanır tepelerinde... Hani erkeklerle pek fazla bi şey konuşmasalar bile kız kardeşlerin kendi aralarında yaptıkları dedikodular, ne yaptı, ne dedi sorularının bini bir para az çok kendinizden biliyosunuz.. Aslında abileriyle falan da bu konularda konuşmazlar, küçük fikirler vermezler de maksat bi sevgili bulsun da benle uğraşmaktan vazgeçsin.. Sizi gidi çakal Carlos'lar siziii...

    Çoğu erkekte kız kardeşimin sevgilisi olamaz düşüncesi hakim.. Biri de çıkıp ya arkadaşım senin niye sevgilin var o zaman demiyo.. Çok sıkıntılı bi durum bence.. Bu konuda kızlara çok üzülüyorum.. Ortada büyük bi haksızlık var yani.. Burda ben her zaman olduğu gibi ezilen tarafın, mazlumun yanındayım.. Fakat erkeklerin üzerinde ki mahalle baskısı olayları bu duruma getiriyor.. Çevremizdeki erkeklerin kızlar hakkındaki düşünceleri, bi kız gördüklerinde verdikleri tepki ve bilmem kimin kardeşini bi çocukla gördüm sözü.. 

      Sevgililerimizi giyim, kuşam, hal ve hareketleri konusunda kısıtlamalarımız hep mahalle baskısı yüzünden.. Erkeklerin nerede nasıl tepki vereceklerini çok iyi bildiğimiz için bazı kısıtlamalar getiriyoruz.. Ne zaman böyle bi konu geçse bütün kızlar toplanıp biz de bi insanız, kısıtlayamazsınız diye ağız birliği yapıyosunuz ama göz göre göre, diğer erkeklerin düşüncelerini bile bile sizi de rahat bırakamayız.. Yani ben yapamıyorum, elimde değil.. Evet hiç mantıklı gelmiyo böyle kısıtlamak, engellemek ama bazen doğru şıkkı bile bile yanlış şıkkı karalamak zorunda kalabiliyosunuz.. Bu belki basit bi örnek ama hayatımız boyunca doğru bildiğimiz çoğu şeyi yanlış yapmıyor muyuz ?

    Çıkıp o zaman kendinizi değiştirin diyenler olacaktır.. Hani burda kızların tarafını tutuyorum diye kendinize hemen pay çıkarmayın.. Biz haklıyız diye böbürlenmeyin.. En sevmediğim şeydir böyle ben haklıyım işte üste çıktım tavırları.. Erkekler olarak sütten çıkmış ak kaşık değiliz bunu her zaman söylüyorum.. Sanıyorum ki biraz içimizde fesatlık var ama kızlar da çok masum değil kusura bakmayın.. 

    Erkekler arasında malesef böyle şeyler oluyo napalım artık.. Kurunun yanında yaş da yanıyor deyimi sanıyorum bu anlattıklarımı en iyi şekilde özetliyor.. Siz de açık saçık giyinmeyin, erken erken sevgili bulmayın canım :)

Unutmayın kii siz ne kadar büyüseniz de her zaman küçük kız kardeşsiniz...

Bu da Bi Tespit Vol 3 !


 Heelloooo !

    Bu kez beni çok özlediniz biliyorum, hissim geldi çünkü.. Uzun süren teknik aksaklıklardan ötürü bi süredir hiç bi şey yazamadım.. Ama yazacak o kadar çok şey vardı ki anlatamam.. Hani 15 günde en az 5 yazı yazabilirdim.. Anneler günü için yazdığım yazı güme gitti ama napalım artık bi ara onu da yayınlarım.. 

      Peki geçen bu zaman diliminde boş durdum mu ? Tabiki hayır.. Yepyeni tespitlerimi ilerleyen günlerde sizlerle paylaşmaktan büyük zevk alacağım.. Belki inanmayacaksınız ama tespitlerin birinde kızların tarafını tuttum.. Hani o kızları çok atıyosun, hepsine savaş açmışsın ne alıp veremediğin var diye adsız yorum atanlara ithafen yazacağım o yazıyı.. Neyse konudan kopmayalım...

     Bildiğiniz gibi şampiyon olduk.. Haa bunu vurgulamam yanlış anlaşılmasın, tespiti şampiyon olduğumuz gece yaptım... Gün boyu akşam maçı nerede izleyeceğim bi türlü belli olmadığı için sıkıntı üstüne sıkıntı yaşadım.. Zaten teknik olarak burada fazla arkadaşım yok biri hasta diğeri ben totem yaptım izlemeyecem diyo.. Kaldım mı ortada.. Ve o an karar verdim ki benim kesinlikle bi maçları beraber izleyebilecek bi sevgiliye ihtiyacım var !  Galatasaraylı olan güzel kızlar için müracaat : İçeri !

      Akşam oldu ve sonunda maç izlenebilecek ferah ve nezih bir ortam bulduk.. Ferah ve nezihten kastım elit yani, burjuva mekanı.. #Buaralarçokelitim 

    İçeri girmemle yıllardır maçları kesinlikle yanlış yerde izlediğime karar verdim.. Etrafta güzel güzel kızlar.. Hepsi de formasını giymiş canlarım benim.. Beyaz beyaz formalar da bir yakışmış bir yakışmış.. Saçlar falan yapılmış böyle güzelleşilmiş.. Gören maça değil de düğüne gidiyo sanar.. Fenerin sayılmayan golünde bir sevinmeler bir kendinden geçmeler.. Gooooolll ! diye bağırmalar falan.. " Senin ağzını yerim ben, bu zamana kadar nerelerdeydin sen " dememek için kendimi zor tuttum.. Yahu maç başladı hala içeri bi kız girişi var.. Grup grup geliyolar.. Bis olum çok yanlış bi zaman da buraya geldin, lig bitti utan kendinden dedim.. Bir de maça odaklanamıyorum, en önemlisi küfür edemiyorum.. Çok sıkıntı yaşadım maçı izlerken.. Elit bi yapım olduğu için ekstra tepkiler vermek istesem de veremiyorum.. Ben vermek istesem bünyem el vermiyor.. 

       Şöyle bi etrafıma 5D gözlerimle bakıp 10 sn içinde bütün güzellerin koordinatlarını belirledim.. Böyle güzel kızların olduğu yerlere gitmeyi de çok seviyorum nedense.. Yahu bi estetik görüntü var.. İnsanın böyle içi açılıyor.. Böyle kendi aralarında bi gülüşmeler, saçlarını savurmalar falanlar filanlar.. Ben de diyordum bu kızlar nerelere saklanıyorlar böyle.. Hani utanmasam yaauuu sen nerdessiinn ? Ben seni yeeaarriim yeeeeaarrimm deyip muhabbete gircem :p |̲̅̅●̲̅̅|̲̅̅=̲̅̅|̲̅̅●̲̅̅]

    Devre arasında attığım şu tweet (Bkz. Tweet ) bazı kesimler tarafından  onaylanırken bazı kesimler tarafından malesef onaylanmadı.. Napayım yani gözüme mi inanayım size mi ? Fenerli kızlar güzel.. Alex'in hakkını Alex'e vermek gerek.. Tamam Galatasaraylı kızlar da güzel ama Fenerli kızlar bi başka güzel yani.. Burada yılların tespit uzmanı tespitleri uzman kişilerce onaylanmış bir insan kişisi var.. Peki Bis Group olarak biz bu karalamaların altında kalır mıyız ? Hayır dediğinizi duyar gibiyim.. Bis Group gururla sunar !

       Ben Fenerbahçeli değilim ama güzelim.. Güzelliğim dillere destan, bir gram fazlam yok mu diyorsunuz ? Ben Fenerbahçeliyim evet ben güzelim diğerleri kıskançlıklarından çatlasın mı diyorsunuz ? Ben takım tutmuyorum takım tutanlardan da daha güzelim mi diyorsunuz ?

       Hemen fotoğraf makinenizi alın, en güzel kıyafetlerinizi giyinin ve en az 3 farklı açıdan çekilmiş, ikisi boydan 3 adet fotoğrafınızı, takım seçiminizi, yaşınızı, ilişki durumunuzu, hangi ilde yaşadığınızı (bu çok önemli) varsa mesajınızı yazarak birinceses@gmail.com adresine gönderin.. Yapacağımız oylama sonucunda en güzel taraftarı belirleyelim..  Fotoğraflardan biri bikinili olursa tabiki daha iyi olur..

       Sonuçta iç güzellik de önemli yani :p



Bu da Bi Tespit Vol 2 !


    İşçinin, emekçinin, emeğin, alın terinin yılda bir kez akla geldiği ve buna rağmen memurların tatil yapıp işçilerin çalıştığı günden, 1 Mayıs'tan herkese selam olsun... 

     Hep böyle bi giriş cümlesi yazmak istemiştim.. Korkmayın işçi ve işveren hakkında bi yazı yazmayacağım.. Biliyosunuz ben hem işveren hem de başkasının yanında işçi olarak çalışan biriyim.. Yukarı tükürsem bıyık, aşşağı tükürsem sakal misali.. Ama yok illa ki bi şeyler yaz biz senin düşündüklerini merak ediyoruz diyorsanız tabiki sizi aydınlatmak benim görevim..

   İşveren Bis : Arkadaş kimse iş beğenmiyo.. Sonra da diyolar ki iş yok.. Sen işi beğenmezsen tabiki iş olmaz.. İş sana değil sen işe uyacaksın.. Sen kafana göre çalış, maaşını al sonra da hak hukuk.. Nerden geliyo bu yoğurdun bolluğu ?

     İşçi Bis : Sabahtan akşama kadar çalış, her yere koştur aman iş yetişsin aldığın maaş ortada.. İş başına para alsak köşelik olmuştuk.. Geçen Abdurrezzak'la konuştum O da aynı dertten yakınıyo... Patron değil mi hepsi aynı...

Hadi buyur burdan yak !

      Asıl konumuz bu değil tabiki.. Size yaklaşık 15-16 günlük bir sürecin sonundaki tespitimi anlatmak istiyorum.. Biliyosunuz tespit bizim işimiz ! Bis Group gururla sunar... 

Ben Güzelden Anlarım !

     Konumuz güzel mi güzel, tatlı mı tatlı, şık mı şık, bakımlı mı bakımlı, yumurtaya can veren Allah'ın müsait bi zamanında özene bezene yarattığı bir hanımefendi.. Her gün işyerinin önünden geçiyo ve ben güzel bi kadını 1 milyon kişinin içinden tanırım.. İlk geçtiği günden bi ön tespit yaptım.. Yaşı 27-32 aralığında gibi ama en fazla 29 bilemedin 30 diye düşünüyorum.. Yani bana bakmaz.. Evet düşünün bana bakmayacak bi kadın var.. Beni tanısa çok sever o ayrı bi konu.. Bu benim tespit yapmama engel mi ? Tabiki hayır..  Her sabah geçerken elinde telefonu, gözünde kalın çerçeveli güneş gözlüğü, telefonla konuşurken yüzünde ne idüğü belirsiz bi gülümseme...

Tespit 1 : Kesin biri var !

     Bi insan sabahın 8.30'unda kimle konuşur ? Hem de yüzünde bi gülümseme.. Kocasıyla konuşacak hali yok ya.. Daha yeni adamın yanından kalkıp çıktı... Tabiki sevgilisiyle..

Tespit 2 : Evliyse kesin aldatıyo !

     Eğer evliyse kesin aldatıyo.. Bir gün iki gün neyse ama her sabah da kocanla konuşmazsın ki.. Bu soru işaretini aklımdan çıkarmak için şahin bakışlı gözlerimi parmaklarına yönlendirdim.. Evet yüzük yok.. Yuva yıkmama gerek kalmadı...

Tespit 3 : Yeni başlayan bi ilişki, flört dönemi devam ediyor !

     Bu kadar çok arama, telefonda konuşurken istemsiz bi şekilde gülme ya ergenlik döneminde olur ya da yeni başlamış bi ilişkide.. Çünkü her şey çok yeni, heyecan devam ediyor.. Daha bağlanmamışlar, ayırması kolay olur...

Tespit 4 : Bankada çalışmıyor !

      Burası bi İstanbul bi Ankara değil.. Her gün çok güzel kadınlara rastlayamıyoruz.. Dikkat ederseniz çok güzel dedim, güzel demedim.. Tabi burdaki güzel bana göre güzel.. Her gün özene bezene süslenmeler, saçlar başlar, her gün farklı kıyafetler farklı ayakkabılar.. Her şey farklı... Önce bankacı olduğunu düşündüm.. Bankadaki temsilciler çok güzel oluyo.. Bu zamana kadar yaklaşık 10 farklı bankayla çalıştık ve çalışanların %60'ı güzeldi.. Adamlar işi biliyor.. Neyse bizimki bankada çalışmıyor.. Geçen gün kot pantolon t-shirt falan giymişti.. Freestyle takıldı.. Sanıyorum ki bizim sektörde geçen gün elinde ozalit vardı.. Mimar olabilir..

Tespit 5 : Sevgilisi devlet memuru !

      Cumartesi günleri telefonla konuşmuyor.. Geçen 23 Nisan'da da konuşmadı veeee bugün 1 Mayıs yine konuşmadı.. Bu demek oluyor kii adam devlet memuru.. Tatil günlerinde uyuduğu için telefonda konuşamıyorlar.. Vicdansız ! Ne var kalkıp 10 dk. konuşsan canın mı çıkar.. O kız konuşurken nasıl mutlu oluyo.. Ama nerdeee... 

Tespit 6 : Benim içim mi fesat !

        Evet asıl tespit burda.. Şimdi şöyle bi düşündüm kendimce.. Hani hep diyorum ya işte sevgilim şöyle olsun böyle olsun.. Dedim al olum Bis farzet ki bu kız senin sevgilin.. Ya bakmaya kıyamazsın diyolar ya işte öyle bi durum.. Hani sevgilin olsa sarıp sarmala paket yap yanında taşı.. Kimseler görmesin, bakmasın.. Mesela dışarı çıkınca da görüyorum bazı kızları.. Yaa öyle güzel olmuş ki... Ne hoş olmuş diyorum içimden içimden.. Ama benim sevgilim olsa böyle giydirmezdim de diyorum.. 

       Burdan sevgilim olmak için yanıp tutuşan kızlara sesleniyorum.. Kusura bakmayın ben böyleyim.. Çok güzel olun ama çok da güzel olmayın.. Ben karışırım yani.. Kıyafetinize karışan erkeklere ateş püskürüyosunuz biliyorum ama karışmayınca da olmuyo.. Gerçi siz erkekler için giyinmiyorsunuz bunu da biliyoruz..  Evet öyle beğeniyoruz.. Sonra sevgili oluyoruz tamam işte ne güzel.. Evde kalmadın kızım derdin ne ? İlla açılıp saçılacaksan bana açıl saçıl :p

      Ve şunu da düşündüm.. Tamam kız hoş güzel ama niye bu kadar detaylı bakıyorum ? Sonuçta bi sevgilisi olduğunu az çok biliyorum.. Birinin benim sevgilime böyle bakması hoşuma gider miydi ? Elbetteki gitmezdi.. Gerçi benim tek amacım güzele bakarak sevap kazanmak ama olsun.. Yine de hoş bi şey değil.. Acaba benim içim mi fesat ?

       Vee son olarak da gönüllerin şampiyonu Wear A Smile'ı tebrik ediyorum.. Biz gerçekten kimin kazandığını biliyoruz. Onlar da biliyorlar... Keşke herkes gerçeğin ne olduğunu bilseydi, görebilseydi...

       Kandil geceleri kandil oluruz, Kandilin içinde fitil oluruz, Hakkı göstermeye delil oluruz, Fakat kör olanlar görmez bu hali...

|̲̅̅●̲̅̅|̲̅̅=̲̅̅|̲̅̅●̲̅̅]         Bir İnce Ses