Live It Up !

Tamam kabul bu sefer arayı çok açtım...

Ortadoğu ve Balkanların en yakışıklı, en mükemmel, en romantik, en sevilesi öpülesi, en bir lokmada yenesi, en en en Blogger'ı Bis tekrar aranızda.. Aradan bir buçuk ay gibi bi süre geçti. En son gelmiş geçmiş en iyi yazılarımdan biri olarak gördüğüm (evet narsistim) Rüzgar'la sizlere veda etmiştim.. (Bkz. Rüzgar) Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen hala film teklifi gelmedi.. Halbuki 10 yıldır aynı numarayı kullanıyorum, maillere anında cevap yazarım ama gelin görün ki ne arayan ne soran.. Çok güzel bi yaz filmi çekebilirdik.. Deniz, güneş, kızlar, ben.. Deniz ve güneş olmasa da olur problem etmem.. Öpüşme sahnesi olmayan filmde oynamam.. Katı kurallarım yok..

Benden haber alamadığınız bu süreç içerisinde çok şey değişti demek isterdim ama değişen hiç bi şey yok.. Çoo afedersiniz 25 yıllık hayatım boyunca bu kadar boktan bi dönem yaşamadım.. 40 yıllık devlet memurları gibi sabah işe akşam eve geliyorum.. Hayattan soğudum yemin ederim.. Bir nevi fırın oldum. Zamanı gelince yemeği pişiriyorum sonra fişimi çekiyolar olduğum yerde kalıyorum. Yine de mutlu olabileceğimiz anlar oluyor tabi.. Tümden bir felaketin içinde değilim.. Son 10 gündür bazı sebeplerden ötürü yaşadığım uyku problemini aşmış durumdayım.. Uyumak isteyip uyuyamamak çok kötü arkadaşlar.. Yalnız vücut geçmiş günlerin acısını çıkarıyor gibi aniden uyku bastırıyor bu sefer de ben uyumak istemiyorum. Neyse işte uyumak güzel.. Hah.. Bakın mesela herkes cuma gününü iple çekiyo ben çekemiyorum arkadaş.. Cumartesi yine çalışıyorum.. Hadi tamam aramızda Cumartesi çalışanlar da var ama onlar da Cumartesi akşamı neler yapsam diye plan yapıyor.. Ben onu da yapmak istemiyorum.. Çünkü Pazar gelsin istemiyorum. Pazar günü tatil güzel bi gün falan ama çok çabuk bitiyo.. Ertesi gün yine iş var.. Bir tatil günü bu kadar çabuk bitmemeli bu gidişe bi son vermeliyiz.. #DirenPazar


Bu aralar o mezuniyet senin bu mezuniyet benim koşturuyorum.. Akrabalar, arkadaşlar bir bir mezun olurken, kepleri havaya fırlatırken benim hala mezun olamam evde soğuk rüzgarlar estirse de çalışıyor olmam sorunu ortadan kaldırıyor.. Her mezuniyet dönüşü evdekiler ısrarla benim de kendi mezuniyetime katılmam gerektiğini söyleseler de ben kararımı yıllar önce verdim. Dördüncü sınıfta 16 mezun verdiğimiz zaman 100 kişi törene katılmıştı. Böyle bi merakım olsa ben de onların arasında olurdum.. Düşünsenize 100 erkek 2 kız ve ben de onlarında arasındayım.. Hayali bile kötü.. Hiç estetik değil.. Mezuniyet fotoğrafı denen şey başında kep üstünde cübbe.. Photoshop dünyasında her şey mümkün.. Vesikalık fotoğraf lazım olduğunda Hüseyin Abi'ye beni bi takım elbisenin içine yerleştir demem de cübbenin içine koy, başıma bi kep yerleştir derim.. Ayrıca ben saçımı yapıp kep takamam saçım bozuluyo.. 

Mezuniyet töreni gündemdeyken daha önemli bi sorunla karşılaştık.. Şu sıralar yaprak dökümü yaşıyoruz.. Sürekli bi kız isteme olayları mevcut.. Okulu bitiren, işe başlayan kız istiyor, nişanlanıyor.. Artık anneme şu evleniyo demeye çekiniyorum. Kadının psikolojisi bozuldu. Mezuniyeti, işi gücü her şeyi bi kenara bıraktı. Senin ne zaman kız arkadaşın olacak diyor.. Arkadaşlarımın söylemleri yetmezmiş gibi bi de başıma annem çıktı.. Bi tane çocuğu varmış da bilmem neymiş.. Herkes evlenmek zorunda mı ? Şaka bi yana biri annemi durdurabilir miiii ?

Evet bugün Pazar... Bi çoğumuz sınavdır, iştir bilmem nedir yorulduk.. Bazılarımız çılgınlar gibi tatilde.. Denizin, güneşin tadını çıkarıyor.. Eğlencenin partinin dibine vurmuş.. Peki ya biz tatile gidemeyenler ? Gün bizim günümüz.. Duşumuzu alıyoruz.. En güzel kıyafetlerimizi giyiyoruz.. En güzel kokularımızı sürüyoruz.. Dışarı çıkmaya hazırız..

Hadi biraz kızların canını yakalım !

Not: Biliyorum beni böyle seviyorsunuz :)

8 yorum:

semmma dedi ki...

türk annelerinin yaz uykusuna yatması lazım bana kalırsa..

huyumkurusun dedi ki...

Yaz tatiline girmiş olmanın en iyi yanı benim için pazartesi sendromunun son bulmuş olması.Hoş son bulup da yaptığım bir şeyde yok.Ah anneler demek ki bir benim ki değilmiş dedektif gibiler takip desen onlarda merak, araştırma hepsi mevcut.

Şairin Defteri dedi ki...

ah be Bis!!! ne çektin be Bis bu sevgilisizlikten!!
İnşallah mezun olursun.. İnşallah bir sevgili bulursunda dırdırdan kurtulursun! :))

A.O Bolat dedi ki...

Cumartesi çalışılan işleri sevmiyorum ben :)İşlerin rutine binmesi üzücü ama maalesef bir süre sonra bu oluyor. Sırf bu yüzden işten ayrıldım, dinleniyorum. Başarma hissi bitti ise çalışmak anlamsızlaşıyor bazen :) Ama sakın sen işi bırakma benim gibi :))

Gece Yürüyüşü dedi ki...

Benim annemse evlenen arkadaşlarımı duydukça kriz geçiriyor bende evleneceğim diye. Bi tane çocuğu varmış. O da evlenip giderseymiş...
Neyse. Ben mezuniyete katılmayan arkadaşlarımı anlamadım hiç bir zaman. Seni anlamadım. Şu an. :).
Bu nedenle tepkisiz kalıyorum ve sık sık yazmanı dileyerek gidiyorum :)

Lily dedi ki...

Daha üniversiteye bile gitmediğim halde bana bile evlen artık diyorlar. Seni düşünemiyorum bile :/

Lazanya dedi ki...

nihohoh Çoo afedersiniz 25 yıllık hayatım boyunca bu kadar boktan bi dönem yaşamadım.. 40 yıllık devlet memurları gibi sabah işe akşam eve geliyorum.. Hayattan soğudum yemin ederim.. bu kısım tam benlik. ctesi çalışma durumu ve pazarın gelmesini istememekte öyle..

offf biss ne olacaukk böyle

Bir İnce Ses dedi ki...

@semmma : kesinlikle katılıyorum :)

@huyumkurusun : Ülkeyi annelerin yönetimine versen CIA'a rakip olur :)

@Şairin Defteri : Yahu ben çekmiyorum sevgilisizlikten bence şu an kafam rahat :D

@A.O Bolat : İçimdeki insan sevgisi yüzünden bırakamıyorum zaten :)

@Gece Yürüyüşü : Ben çok fazla erkeklerin olduğu bi ortamı sevmiyorum :) Yapıma uygun değil yaradılışıma ters. Üstelik bi de bu erkekler makinacı :) Sınıfımı hiç bi zaman sevemedim biraz onun da etkisi var :)

@Lily : Sen geç kalmışsın o zaman :) Hayırlı bi kısmet varsa hiç durma :D

@Lazanya : Her şey burnumuzdan geldikten sonra düzlüğe çıkcaz sanırım :D