Bir .. iki.. Üç !

Hadi size üç saniyede neler olabilir onu anlatayım..

Mesela çok güzel bi kız düşünün.. Siyah saçlı.. Saçları dümdüz.. Sanki böyle ipekten yapmışlar gibi.. Nerdeyse beline kadar uzanmış.. Çok narin dokunsan kırılacak gibi.. Beyaz tenli.. Böyle bildiğin beyaz.. Sonra.. Sonra bu kızın bankanın kapısından içeri gireceği anı düşünün.. Orda kalın kapıyı açmayın.. Hikayeye tamamen tesadüfen bankanın önünden geçen bi çocuk dahil olsun.. Hadi sayalım.. Bir.. İki.. Üç.. Kız kapıdan içeri girsin bizim çocuk da kızı sadece üç saniyelik zaman diliminde görsün.. Gün akşam olsun..

Çocuğun aklına kızın silüeti yer etmiştir.. Hani o an sanki beynine kazınmıştır. Tabi bizim çocuk bu o olaydan bi gün önce mezun olmuştur.. Galiba hayatımda iyi şeyler olmaya başlıyo diye düşünmüştür.. Şansını denemek istemiştir.. Bankayı Foursquare'dan aramış, kızı bankanın mayoru olarak görmüştür.. Bu kadar iyi şey tesadüf olamaz değil mi ? Hesap dışarıya kapalıdır. Adı bellidir ama başka bilgi yoktur.. Resimleri karıştırırken bi uçak bileti görür.. Artık adını da soyadını da biliyordur..  Facebook, Twitter, Hocam, Google+, Instagram vs. vs.. Aklınıza gelebilecek bütün sosyal medya hesapları, Google'ın bilmem kaç salisede bulduğu bilmem kaç milyon sonuç.. Foursquare'da ki arkadaş listesini tek tek inceleyip, ortak tek bir arkadaş bulma çabaları ve her seferinde eli boş dönmeler de cabası.. Hiç mi bi şey bulamadı ? Aslında buldu.. Ev adresi -10 dk'lık yürüme mesafesinde-, bir sene önce yazmayı bıraktığı makyaj blogu, dışarıya kapalı Twitter ve Facebook adresi, doğum tarihi-tam 2 yıl 26 gün küçük-, burcu, okuduğu üniversite, üniversitenin bulunduğu şehir hakkındaki düşünceleri, annesinin Facebook'u, ailenin siyasi görüşü, ailenin nüfusa kayıtlı olduğu ilçe, ekstra ufak tefek bilgiler.. Peki bunlar tanışmak için yeterli miydi ? Malesef değil.. Hiç tanımadığınız birine ne diyebilirsiniz ki..

Aradan öyle günler geçsin ki mesela.. Bizim çocuk işyerine 100 metre ötede ki bankanın etrafından bile geçemesin.. Önce bankaya gitmeyi düşünsün. Sonra kızın hangi bölümde çalıştığını bilmediği için işyerinde ki arkadaşını düzenli olarak bankaya göndersin.. Hayır kız müşteri temsilcisi olsa direk hesap açamaya gidecek.. Form gibi bi şey doldururken tek tek söylecek..Bana 100 bin lira para da verseniz umrumda değil ben senin için geldim diyecek.. Ama yok kız sabit değildir.. Ayrıca çok önemli bi sorun vardır.. Kızın sevgilisi olabilir.. Bankaya gitmek sıkıntılı bi iş, kızı da rahatsız etmemek lazım deyip vazgeçsin bu işten.. Evet evet vazgeçsin.. Sonra bu konuyu arkadaşlarıyla paylaşsın.. Birden seferberlik ilan edilsin.. Arkadaşları 4 koldan sarılsın.. Bu arada araştırmalarına devam eden genç delikanlımız Facebook'da kızın ilişkisi yok yazısı görsün.. Artık son çare Facebook'dan mesaj atmak kalmıştır.. Google milyonlarca sonuç bulmuştur ama tek bir ortak arkadaş bulamamıştır. Annesinin bile yok düşünün.. Eve 10 dk'lık mesafede oturacak ve tek bir ortak arkadaş çıkmayacak.. Kıyamet mi yaklaşıyor yarabbim !  En yakın arkadaşı akşam üstü bankaya gidip kızı görsün bütün akşam ters bi şey yazar, yok derse alttan al diye sürekli mesaj atsın.. Çünkü çocuğun huyunu biliyo herkes alttan almaz, alamaz.. Fıtratında yok !